Avatar of admin

by admin

Featured

Elbeyli Tarihi Üzerine Detaylı

12 Aralık 2012 in Elbeyli Tarihi

ELBEYLİ ADININ ANLAMI

Elbeyli adı, Türklerin en eski kelimelerinden il, el ile beg, bey kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelen İlbey birleşik adına, isimden sıfat türeten “-li” ekinin ilavesiyle oluşmuştur. Türk Kültür tarihçisi Bahattin Ögel , il kelimesinin bir çok anlam taşımakla birlikte ” devlet ” ve ” memleket ” manasının diğerlerine baskın olduğunu belirtmiştir. Dil bilimcilerin bir çoğuda en eski Türk yazıtlarındaki anlamlarından hareketle ” baba ocağı ” , ” ata yurdu ” , ” yurt ” , ve ” vatan” gibi karşılıkları yüklemişlerdir. Anadolu dışında Türkmenlerin yaşadığı yerlerden biri olan İran Azerbaycanında il tabiri ile, ” iskan ve ziraatla uğraşmayan göçebe veya yarı göçebe halk ” kastedilmiştir. Fonetik açıdan, ile yakın olan el kelimesi ise ” ilgi” , ” memleket ” , ” bir yerde yaşayanlar, oturanlar ” gibi manalar taşımaktadır. Şu halde il, el kelimesi diğer anlamları ile birlikte kavim, memleket, devlet, halk, barış anlamları taşımaktadır. Eski Türkçe’den bu güne kadar kullanıla gelmiş ve beg, bek, bik şekillerinde de telaffuz edilmiş olan bey kelimesinin ilk anlamı ” asilzade ” dir. Bunun yanında birtakım başka unvan ve rütbelerle birleşmek suretiyle genel olarak yüksek makamları ifadede kullanılmıştır. Örneğin kadim Türk kitabelindeki Oğuz begler, Töliş begler gibi ünvanlarla başbuğ kastedilmiştir. Eski Uygurca’da hükümdara İlig beg, prense, beg er ünvanları yakıştırılmıştır. Osmanlı idari teşkilatında önemli yeri bulunan Beylerbeyi ünvanınında begden türediği şüphesizdir. Birçok Türk hükümdarının isminin Beyle birlikte anılması geleneği, Osmanlının ilk dönemlerinde , Osman Bey, Orhan Bey şeklinde devam ettirilmiştir. Sonraki asırlarda bir devlet dairesindeki yüksek rütbeli memuru niteleyecek kadar genelleşen bey ünvanı mülki ve idari makamlarcada kullanılmıştır. ”

Bu iki kavramdan oluşan İlbeyi / Elbeyi deyimi ise bir makamı niteleyen sıfat olarak kullanıla gelmiştir. İlbegi birleşik ismi, Sakarların atası olan Alkarevli boyundan daha önceleri, çağdaş Türkmenistan devletinin konumlandığı coğrafyada kullanılmakta idi. Zira Sakar Türklerinin atalarına İlbegi denilmekteydi.

 

ELBEYLİ TÜRKMENLERİNİN ANADOLUYA GELİŞİ
Aslen elbeyli Haydarlı Köyünden olan , Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yrd. Doç. Dr. Kemalettin Kuzucu’nun yaptığı araştırmalar sonucunda elbeylilerin Anadolu’ya gelişleri şöyle belirtilmektedir.

“Anadolu’nun Türkler tarafından fethiyle birlikte Orta Asya’da yaşayan Türkmen boyları batıya göç etmeye başladılar. 13. asırda Moğol baskısının daha da arttırdığı bu göçlerden en fazla etkilenen bölgelerden birisi Sivas; burayı yurt edinen aşiretlerden biri de elbeyli Aşireti idi.”

“Osmanlılarda şehirli ve köylü sınıfına girmeyen aşiretlere konar- göçer adı verilmiştir. Osmanlı cemiyetini teşkil eden unsurlar arasında önemli yeri bulunan konar – göçer aşiretlerden Anadolu’nun, Kızılırmak’tan itibaren doğu ve güney bölgeleri ile Suriye ve Irakta yaşayanlar için Türkmen; Anadolu’nun batı ve güneybatısı ile Rumeli’ye yerleşenler için Yörük tabiri daha yaygın olarak kullanılmıştır. Osmanlı Beyliğinin devlet olma sürecinde Türkmen aşiretlerinin rolü büyüktür. Yerleştikleri boş toprakları mamur hale getiren bu insanlar Anadolu’nun Türkleşmesine hız vermişlerdir. Devletin merkeziyetçi idaresinde sürekli bir kontrol altında tutulan konar – göçerler askeri olaylarda, harplerde, özellikle doğu seferlerinde iskan konusunda devlete yardımcı olmuşlar, fermanlarla yerleştirildikleri harap arazileri şenlendirmişlerdir. ”

 

ELBEYLİ TÜRKMENLERİNİN SOYLARI :

Sakar Türklerinin atalarına İlbegi denilmekteydi. Müstakil bir Türkmen Boyu olan İlbegiler tarım ve hayvancılıkla uğraşıp avcılık yapmaktaydı. Maharetli olmalarından dolayı bunlara Türkmen Türkçesinde ” tuttuğunu koparan, becerikli ve başarılı ” anlamında ALGIR lakabı yakıştırılmış ve Algır İlbegiler olarak anılmaya başlamışlardır. Algır İlbegi terkibi zamanla Algıröylü ve nihayet Alkırevli şeklinde telaffuz edilmiş ve yirmi dört Oğuz Boyunun birinin ismi haline gelmiştir. Günümüzde kendisini elbeyli soyundan kabul eden ve ağırlıklı olarak Sivas şehir merkezi ile , şehrin güneybatısında kırk iki köyde yaşayan bu topluluğun kökenine ait bilinenler , bunların güneyden, Halep bölgesinden geldiği yönündeydi. Bu bilgi doğru olmakla birlikte, Halep’ten önceki vatanlarının neresi olduğu sorusu zihinlerde yer etmişti. Son çalışmalarla birlikte bu sorunlar hemen hemen açıklığa kavuşmuş durumdadır. Ağacan Beyoğlunun kapsamlı eseri, gerekse Sovyet Rusyanın dağılmasından sonraki kültürel çalışmalar, elbeylilerin ana vatanlarının günümüzdeki Türkmenistan coğrafyası olduğunu ortaya koymuştur. Bunların atalarının yirmidört Oğuz Boyunun Alkırevli Boyunu teşkil ettiği de ortadadır.

SİVAS ELBEYLİLERİNİN ANADOLUYA GELİŞLERİ 

13. asırda Orta Asya’dan Anadolu’ya vuku bulan göçler sırasında elbeyli Türkmenleri Halep yoluyla Sivas’a gelmişlerdir. Yaklaşık beş asırlık konar göçer hayatından sonra 18. asırda yerleşik düzene geçen elbeylilerin meskun oldukları bölgede aynı isimle kaza teşkilatı kurulmuş, elbeyli bu statüsünü iki asır boyunca korumuştur.
Malazgirt’in fethinden sonra Anadolu’ya göçen Türkmenlerin büyük bölümü güneyden hareket ederek Suriye yolunu kullanmışlardır. Bundan sonra “Halep Türkmenleri ” genel adıyla bilinen bu göçerler arasında bir takım topluluklar meydana gelmişti. Topluluklardan biriside Ulu Yörük Türkmenleri idi. Timur’un istilası sırasında ( 1400 ) Sivas’ta yaşayan elbeyliler Ulu – Yörük topluluğunu meydana getiren oymaklar arasında sayılmaktadır. Ulu – Yörük Türklerinin Ortapare koluna mensup elbeylilerin ezici şehrin güney batısında , bazı obaları da Artuk Ovada yaşamakta idi. 1485 tarihli tahrir defteri elbeylilerin Sivas’ın güney batısında yaşadıklarını belgelemektedir. Emirza Kethüdanın idaresindeki aşiret 311 haneye sahipti ki bu da ortalama 1.555 kişilik nüfus demektir. Bu tarihten 35 yıl sonrasına yani 1520 yılına ait defterde ise 967 haneye ulaştıkları görülmektedir. Kırkdört kışlağa ve yaklaşık 4.131 nüfusa sahip elbeylilerin başında Emirza Veled-i elbeyli bulunuyordu. Aşiret 1574 yılında 36 kışlakta yaşamakta ve çiftçilikle uğraşmaktaydı. elbeylilerin bu tarihteki vergi nüfusu 1.624 tü. Oymağın toplam nüfusu ise 8.120 kadardı.
17.yy başlarında 1614 kışında Kızılırmak civarında muayyen bir kışlağa sahip elbeylilerin burada çiftçilik yapmaları, yavaş yavaş yerleşik hayata yöneldiklerini göstermektedir.

OSMANLILAR DÖNEMİNDE ELBEYLİLER :

OSMANLI İmparatorluğunda konar göçer aşiretlerin çeşitli sebeplerle belli merkezlerde iskana tabi tutulması siyasetinde elbeyliler de yerlerinden ayrılmak durumunda kalmış, aşiretin bir kısmı 1693 yılında Halep’in kuzeyinde Menbiç yakınlarındaki Rakka’ya nakledilmiştir.
Elbeylilerin bir nizam çerçevesinde tutulması amacıyla Sivas’ın güney batısında aşiretin adını taşıyan bir kaza kuruldu. elbeyli’ye kaza statüsünün verildiği tarih tam olarak tespit edilememekle birlikte Tuncer Baykara’nın asırlara bölerek sunduğu Osmanlı idari taksimatında bu oluşumun 18. yüzyılda meydana geldiği anlaşılıyor. Kazanın belli bir merkezi yoktu. Kadı, aşiretin meskun olduğu köyler arasında dolaşarak görevini ifa etmekte, kadının ikamet ettiği köy, kaza merkezi sayılmaktaydı. elbeyli kazası , mali bakımdan Sivas eyaletine bağlı, Tokat voyvodalığının nezaretinde idi.
19. yüzyıl ortalarında ( 1844 – 1845 ) elbeyli kazasının idari, demografik, ekonomik ve sosyal yapısı hakkında şu sonuçlar elde edilmiştir.
Elbeyli kazasında idarenin başında kaza müdürü bulunmaktadır. Köyler ise muhtar-ı evvel ve muhtar-ı sâni adı altında ikişer muhtar tarafından yönetilmektedir. elbeyli köylerinin muhtarları da vergi mükellefi idiler. Öte yandan bazı köylerde kizirler görev yapmaktadır. Köy muhtarının yamağı hükmündeki köy kethüdası olarak tanımlanan kizirler, ücret karşılığında köylünün ekili arazisini korumakla yükümlü oldukları gibi, muhtarın aldığı kararları yahut o mahalde vukuu bulan önemli gelişmeleri halka ve ilgililere duyurmalarda görevli idiler. Ahalinin tamamı müslüman ve Türktür. Türkçe adlar taşıyan köylerden Hanlı 77, Çallı 75, Güney 68, Durdulu ve Haydarlı 50, Kartalca 49, Karalı 46, Yanalak 38, Menşurlu 36, Bedirli, Çonkar ve Yaramış 32, Gözmen ve Kayadibi 29, Ağcainiş 28, Aylı 27, Gazibey ve Söğütçük 25, Kabasakal ve Koyuncu 23, Herekli 22, Kızılöz 21, Keçili ve Kızılcakışla 19, Kethüdalı 18, Damılı 17, Akkuzulu ve Sorhuncuk 14, Karalar 13, Bostancık ve kızılcaköy 11, kavlak 10 haneye sahipti.

ELBEYLİLERİN ANADOLUYA GELİŞLERİ İLE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR VE DİĞER ELBEYLİLER :

Elbeyli Yörüklerinin bu bölgeye ne zaman geldikleri kesin olarak bilinmemektedir. Ancak ; yörede yaşayan Yörük Kocalarından babadan oğula geçen bilgilere ve yine elbeyli Türkmenleri ile ilgili araştırma yapan değerli hocalarımızın belirttikleri hususlara göre elbeyli Türkmenlerinin Anadolu’ya ve yöreye gelişleri şöyle anlatılabilir. Prof. Dr. Ali Sevim ve Prof. Dr. Yaşar Yücel ” Türkiye Tarihi , Fetih, Selçuklu ve Beylikler Dönemi ” adlı yazmış oldukları araştırma kitabının önsözünde ; Anadolu’nun Türkleştirilmesi ve Türk Yurdu yapılmasında ;

“Selçuklular Anadolu’yu istila ve fetih hareketlerinin başlangıcından; ( 1015 ), fetihlerin büyük ölçüde tamamlanmasına ( 1086 ) değin geçen aşağı yukarı yarım yüzyıla yakın bir dönemde Bizanslılarla büyük bir azim ve kararlılıkla sürekli mücadelelerde bulunmuşlardır. “

” Esasen Türkistan ve Horasanda sahip oldukları bütün medeniyet ve kültür unsurlarıyla batıya göç eden kalabalık Türkmen ( OĞUZ ) kitlelerinin iskan edilmesi Selçuklu Sultanlarının çok önemli tarihi bir sorunu olmuştur. Bu yüzden Türkmen Oymaklarını batıya göçe yönlendirmişlerdir. ” demektedirler.

Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen ise ” Büyük Selçuklu İmparatorluğu Tarihi – cilt . lll sayfa 49- 50 ” adlı araştırma kitabında ise şöyle demektedir.
” Selçuklu Devletini başlarında Selçuklu Başbuğlar bulunmak üzere göçebe Türkmenler kurmuşlardır. Fakat daha sonra aynı Devlet yerleşik İran Halkına dayanan klasik bir İslam İmparatorluğu haline gelince , Devlet teşkilatında da göçebe Türkmenlerin yerini yavaş yavaş İran halkı ve Gulam Sistemine göre yetiştirilmiş Türkler aldılar. Böylece mülki teşkilat kadrolarını İran halkı işgal ederken, askeri teşkilat kadrolarına da bu Türkler yerleşmeye başladılar. Devletin kuruluşu sırasında başlıca yükü taşımış olan Türkmenler , Devletin takip ettiği tekamül seyrinin sonucu olarak kenarda kaldılar.
Devlet kendisini uğraştıran bu meseleyi başlıca iki şekilde çözmeye çalışmıştır..
1 – İmparatorluk içindeki göçebe Türkmenleri Anadolu’ya , Suriye’ye ve genellikle batı uçlarına doğru sevketmektir.
2 – Geri kalan Türkmenleri Devlete ve Hanedana yaklaştıracak çareler ve tedbirler aramak.
İkinci tedbir vezir Nizamül-mülk zamanında, Melikşah’ın saltanatının sonuna doğru yazdığı ‘ Siyasetname ‘ adlı kitabında teklif edilir. Bu itibarla bu teklif Sultan Alparslan zamanı için dikkate alınamaz.
İlk tedbir daha Tuğrul Bey zamanında tatbik edilmeye başlandı. Bu itibarla Sultan Alparslan’ın zamanında Devletin takip ettiği belirli bir Türkmen siyasetinden bahsedilebilir.” Denmektedir.

ELBEYLİ YÖRÜKLERİ ( TÜRKMENLERİ )

Ali Rıza Yalman ( Yalkın ) ” Cenupta Türkmen Oymakları ” adlı kitabının birinci kısmının önsözünde şöyle diyor.
” Gaziantep İli içinde belirli bir şekilde kendi özelliklerini gösteren Türkmenlerimizin arasında üç sene bulunduğumdan, bu Türkmenler üzerinde yaptığım tetkikleri ve topladığım etnografi bilgileri oldukça önemli bir yetkiyle okuyucularıma sunarken önce dikkatlerini üç kısma çekmek isterim. Güney illerimizdeki oymakların bölük ve obalarını, ikinci olarak mevcut Türkmenlerin içinde şimdiye kadar saklayabilen Elbeylilerin özelliklerini, üçüncü olarak da Elbeyliler dahil olmak üzere bütün Türkmenlerin adet, gelenek , hikaye ve türkülerini içine alır. ”

Daha sonra buradaki Türkmen Oymaklarını şöyle guruplandırmıştır.

CENUPTA TÜRKMEN OYMAKLARI :

1- Elbeyli Oymağı ( 7- Oba ) ————- Berelli Oymağı ( 5 – Oba )
2- Dağınık Oymaklar ( 5 – Oba )
3- Beydili Oymakları
a) Barak Oymağı ( 12 – Oba )
b) Bayındır Oymağı ( 5 – Oba )
c) Beydili Oymağı ( 12 – Oba )

Aynı kitabın sekezinci sayfasında Elbeyli Oymağına bağlı Obalar ise şöyle sıralanmaktadır. Bu obaları birer birer yazdığını da ifade etmiştir.

ELBEYLİ OYMAĞI OBALARI

1 – Gavurelli Obası
2 – Prenli veya Çördüklü Obası
3 – Tirkili Obası
4 – Taflı Obası
5 – Şahveli Obası
6 – Firizli Obası
7 – Karataşlı Obası

Aynı eserin dokuzuncu sayfasında ise yazar şöyle diyor.

1919 senesinden beri sık sık temas ettiğim Elbeyli Aşiretini bu defa Kiliste daha iyi inceleme fırsatı buldum.
Elbeyli Aşireti Türkmenlerden ayrı bölüktür. Bunların kökü hakkında Ebül Hüda Efendi diyorki ; Türkmenler 80.000 ev ( Çadır ) , 36 bölüktür. Bu bölüklerden birisine Anadolu’dan ” Sultanmelek ” isminde birinin oğlu Bey olmuş. Ondan sonra Türkmen’den bölünen bu aşiretin ismine ” Elbeyli ” denmiş.

Prof.Dr.Faruk SÜMER – Oğuzlar ( Türkmenler ) tarihleri, Boy teşkilatı- Destanları – adıyla yayımlamış olduğu eserinin 348. sayfasında Seyyah NİEBUHR’UN -1764 yılında belirlediği Türkmen Oymakları listesini şöyle açıklıyor.
Türkmen Oymaklarına dair Avrupalı Seyyahların eserlerinde bazı listeler görülür. Bildiğimize göre bu listelerin en eskisi Niebuhr’un kitabındaki listedir.

Niebuhr bu listeyi 1764 yılında Halep’te yaşayan Dr.P.Russel’den almıştı. Ben burada Sivas’la ilgili Türkmen Oymaklarını veriyorum.
1 – Pehlivanlı Oymağı = 15.000 Çadır. Sivas – Ankara arasında otururlar.
2 – Köçekli Oymağı = 10.000 Çadır. ” ” ” ”
3 – Avşar Oymağı = 500 Çadır. ” ” ” ”
4 – Cerid Oymağı = 500 Çadır ” ” ” ”
5 – Lek Oymağı = 1000 Çadır ” ” ” ”
6 – Beberli Oymağı = 1000 Çadır. ” ” ” ”
7 – Ağca-Koyunlu ” = 500 Çadır. ” ” ” ”
8 – Şam Bayadı ” = 500 Çadır. ” ” ” ”
9 – Barak Oymağı = 1000 Çadır. Yazın Sivasta, kışın Deyr Zor da otururlar.
10- Çağırganlı Oymağı ( Boz Ulus Çağırganlısı, Dulkadırlı ) = 200 Çadır  yazın Sivasta , kışın Deyr Zorda ( Suriye ) otururlar.
11 – Reyhanlı Oymağı = 2000 Çadır. ( Halep Bayatları da denir. )  Yazın Sivas , kışın Halepte otururlar. Antakya Reyhanlı İlçesi bu Oymağın adını taşır.
12 – Sofular Oymağı = 500 Çadır. Sivasta otururlar.
13 – Kuluncuğlı Oymağı = 500 Çadır. Sivasta otururlar.
14 – İl-Beğli Oymağı = 2000 Çadır. Bunların yarısı Sivas Vilayetinde, yarısı da Halep Bölgesinde yaşar. Fakat daha öncede belirtildiği gibi her iki İl- Beğli Oymakları arasında yani, Sivas İl – Beğlileri ve Maraş İl _ Beğlileri arasında isim benzerliği vardır.

Dipnot:Kemalettin KUZUCU,
Sivasta Meskun Bir Türkmen Topluluğu, osmanlılar Döneminde Elbeyliler,
Sivas Sempozyumu,Sivas, 2003

Avatar of admin

by admin

Featured

Elbeyli Tarihi Üzerine

11 Aralık 2012 in Elbeyli Tarihi

Sivas İlbeylilerinde yaygın olan görüş bizim Halep’ten geldimiz yönündedir. Bu konuda Aydıner Bey haklı. Gerçektende doğru. Biz şuanki bulunduğumuz yere Halep’ten gelmişiz.

Ama Halep’e Orta Asya’dan mı gelmişiz yoksa önce Anadolu’ya gelip daha sonra mı Halep’e gitmişiz? Asıl önemli olan soru bu. Bu sorunun cevabını bulduğumuzda her şey ortaya çıkıyor.

Aslında İlbeyliler Selçuklu Türkleri ile birlikte Anadolu’ya gelmişler ve Sivas, Tokat, Amasya, Kemah ve Maraş bölgelerine yerleşmişlerdir. Daha doğrusu buralarda konar-göçer bir yaşam sürmüşlerdir. Osmanlı Devleti döneminde bu bölgede yaşamlarını sürdüren İlbeyliler, savaşçı özelliklerinden dolayı, Araplara karşı savaşmak üzere bugünkü Halep ve civarına göç ettirilmişlerdir.

Kaynaklarda 80.000 çadırlık bir İlbeyli Türkmeninin göç ettirildiği belirtilmektedir. Bu İlbeyliler Araplara karşı başarılı bir mücadele sürdürmüşler ve hatta Araplar çöllere kaçmak zorunda kalmışlardır. Bu giden İlbeylilerden büyük bir kısmı Halep ve civarında kalırken, bir kısım İlbeyli ise geri dönmüş ve Anadolu’da konar-göçer yaşamlarına devam ettirmişlerdir.

Bu ilbeylilerden, Sivas ilbeylileri ismini vermiş olduğumuz İlbeyliler, Osmanlı Devleti’nin, konar-göçer aşiretleri iskan etme yönünde almış olduğu karar sonucun Sivas’ın güney kesimine yerleştirilmişlerdir. Köken olarak ise İlbeyliler, Oğuzların Bozok Kolunun, Bayat boyundan gelmektedirler.

Oğuzlar, Bozoklar ve Üçoklar olarak iki kola ayrılmaktadır. Bunlardan Bozoklar; Kayı, Bayat, Alka Evli, Kara Evli, Yazır, Dodurga, Döğer, Yaparlu, Afşar, Begdili, Kızık, Kargın boylarından; Üçoklar ise; Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepnî, Salur, Eymur, Ala Yundlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva, Kınık boylarından oluşmaktadırlar

Kaynak: Adem UZUN, [email protected]

Avatar of admin

by admin

Kilis Elbeyli İlçesi

18 Aralık 2012 in Elbeyli Tarihi, Kilis Elbeylileri

İLÇENİN KISA TARİHÇESİ

Elbeyli 1040-1157 tarihleri arasında Büyük Selçuklu İmparatorluğu sınırları içerisindeyken, sırasıyla; İlhanlılar ve Dulkadıroğulları eğemenliğine geçmiş olup, Yavuz Sultan Selim döneminde 1517 Mercidabık Zaferi ile Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine geçmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında (1930) Suriye’nin Carablus kazasına bağlı bir köy iken Misaki Milliden sonra Carablus Suriye sınırları içerisinde kalınca 1931 yılında köy olarak Kilis ilçesine bağlanmıştır. 1946 yılında ilçe olan Oğuzeli’ne bağlanmış olup, 06 haziran 1995 tarih ve 22305 sayılı resmi gazetede yayımlanan 550 sayılı K.H.K. ile ilçe konumuna kavuşarak Kilis İline bağlanmıştır.

İLÇENİN SOSYO EKONOMİK YAPISI
İlçe merkezinin nüfusu 2.123, bağlı köylerin nüfusu ise 5.827 olup ilçenin toplam nüfusu 7.950 dir. İlçe merkezine bağlı 23 köy ve bu köylere bağlı 24 mezra mevcuttur. İlçe merkezi 4 mahalleden ibarettir.

İlçemiz, nüfus durmuna Kilis’in en büyük ilçesi durumundadır. İlçemizin değişik yerleşim birimlerinden önemli yatırımcılar çıkmış olmakla beraber bu kişiler yatırımlarını genelde Gaziantep ilinde yoğunlaştırmış bulunmaktadırlar. İlçe sanayi açısından herhangi bir tesise sahip değildir. İlçe halkı genelde ziraatla uğraşmaktadır.

İlçenin 20.500 hektar ekilebilir arazisi olup ilçe halkının % 90′ı geçimini tarım ve hayvancılıkla temin etmektedir. İlçe tarım arazilerinin % 85′inde tarla bitkileri (buğday, arpa ve mercimek) % 12′sinde fıstık, zeytin ve bağ yetiştirilmektedir. % 3′lük sulu tarımda ise pamuk, , mısır ve önemli miktarlarda biber üretimi yapılmaktadır. İlçede mera arazisinin azlığı dolayısıyla, hayvancılık oldukça zayıf durumdadır. Ayrıca Ortadoğu ülkelerine nakliyecilik işi yaparak geçimini sağlayan çok sayıda nakliyeci bulunmaktadır.

İLÇENİN COĞRAFİK KONUMU, İKLİM YAPISI VE ULAŞIM DURUMU
ilçemiz Suriye sınırı bitişiğinde kuruludur. güneyinde Suriye, kuzeyinde Gaziantep, doğusunda Gaziantep’e bağlı Oğuzeli ilçesi, batısında ise Kilis ili ile sınır komşusudur. Arazi yapısı düz ova şeklindedir. Denizden yüksekliği 650 metredir. ilçenin iklimi genellikle Akdeniz iklimine yakındır, yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılıktır. yağışlar genelde yağmur şeklinde düşmektedir. İlçemiz Kilis’e 35 km, Gaziantep’e 55 km uzaklıktadır. Söz konusu bağlantı yolları asfalt olup bu güzergahlarda, ilçemizde toplu taşımacılık yapan 2 kooperatife kayıtlı 50 araç ile birer saat aralıklarla Kilis ve Gaziantep’e minibüs seferleri düzenlenmektedir.

Avatar of admin

by admin

Kilis Elbeyli İlçesi Genel Bilgi

18 Aralık 2012 in Kilis Elbeylileri

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin güneybatı bölümünde, Kilis’e bağlı bir ilçe olan Elbeyli, güneyinde Suriye, kuzeyinde Gaziantep, doğusunda Gaziantep’e bağlı Oğuzeli ilçesi, batısında ise Kilis ili çevrilidir.

Suriye sınırında yer alan ilçe toprakları düz ova görünümündedir. İl merkezine 35 km., Gaziantep’e 55 km. uzaklıktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 650 m. olan ilçenin toplam nüfusu 7.950 dir.

İlçenin iklimi genellikle Akdeniz iklimine yakındır, yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılıktır. Yağışlar genelde yağmur şeklindedir.

İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünler, arpa, buğday, mercimek, fıstık, zeytin, üzüm, mısır, pamuk ve önemli miktarda biberdir. Mera alanlarının azlığı nedeni ile hayvancılık önemini yitirmiştir. Bununla beraber, büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır. İlçede sanayii kuruluşu bulunmamaktadır.

Eski ismi Alimantar olan Elbeyli, 1040-1157 tarihleri arasında Büyük Selçukluların hakimiyeti altına girmiş, bazı Oğuz boyları buraya yerleştirilmiştir. Daha sonra sırasıyla İlhanlılar, Dulkadiroğulları, Mısır Memlukları yöreye egemen olmuştur. Yavuz Sultan Selim zamanında da Mercidabık Savaşı (1516) ile Osmanlıların egemenliğine girmiştir.

Suriye’nin Carabulus ilçesine bağlı bir köy iken, Misak-ı Milli’ den sonra Carabulus Suriye sınırları içerisinde kalınca 1931 yılında köy olarak Kilis ilçesine bağlanmıştır. 1933 yılında nahiye olmuş, 1946 yılında ilçe olan Oğuzeli’ne bağlanmıştır. 6 Haziran 1995 tarihinde Kilis’in il olması ile Kilis’e ilçe olarak bağlanmıştır.

İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Güvendik Köyü’nde çatalhöyük, Geçerli Köü’nde Kulsurun Höyük, Taşlıbakar Köyü’nde Taşlıbakar Höyük bulunmaktadır.

 

Avatar of admin

by admin

Hatay Elbeyli Derneği

18 Aralık 2012 in Hatay Elbeylileri

Ülkemizdeki elbeyli derneklerine Hatay Elbeylileri de eklenmiştir.Henüz sitemiz yoktur.

Tüm Elbeyli kardeşlerimizin bilgisine

 

Dr. Serkan ÖNAL

sm ömer elbeyli

İbrahim Geçen

Yönetim kurulu kurucularıdır.

Avatar of admin

by admin

Bursa İznik Elbeyli İlçesi

18 Aralık 2012 in Bursa Elbeylileri

Kasabamız Elbeyli, antik adıyla “Liada – Linda” Osmanlı dönemindeki adıyla da “İlbeyli”, Bursa iline 85 km uzaklıkta bulunan İznik İlçesine bağlıdır. İznik ilçesine 7 km uzaklıkta ve ilçenin kuzey kısmında yer alan Samanlı dağlarının eteklerinde kurulmuştur. Kimi kaynaklara göre 300-350 yıllık bir geçmişe sahiptir.
Şuan ki isminin nereden geldiği tam bilinmemekte olup rivayetlere göre İznik’in fethinden(1301) 30 yıl kadar önce bu bölgede Türkmen köylerinin bulunduğu bunların en önemlisinin de Elbeyli (İlbeyli-Elbevlik) olduğu bilinmektedir. Adını da bu bölgede mesken tutan Alibey adında bir sipahinin çiftliği bulunduğu ve köyün genişleme nedeniyle oluştuğu bu nedenle de isminin buradan geldiğidir. Diğer bir rivayet ise kimi tarihçilerin Elbeyli’yi Doğu Anadolu’da yaşayan Elbeyli Aşiretinin kurduğu yönünde. Kurtuluş savaşı sırasında tamamen yakılan, sonraki yıllarda yeniden inşa edilen beldedeki sivil mimari örneği yapıların bugün çok azı ayaktadır. Bunlar, geçmişin izlerini günümüze taşıyan birer belge olarak karşımızda durmaktadır.

Kaynak: Elbeyli Belediyesi Sitesi

Avatar of admin

by admin

Sivas Elbeyli Tarihi

12 Aralık 2012 in Genel, Sivas Elbeylileri

Avatar of admin

by admin

Güney köyü türküsü

12 Aralık 2012 in Genel, Sivas Elbeylileri

Güney Köyü Nüfus Hareketleri

1844 tarihli bir deftere göre köy 68 hane ve tahmini 340 nüfustur. 1915 yilinda tutuldugu tahmin edilen bir defterde ise Güney Köyü nün nufusu: 315 Erkek, 376 kadin olmak üzere toplam 691 kisidir. 1970 yilinda 230 hane ve 1211 kisidir. 1990 nüfus sayiminda 1465 nüfusa sahip olan Güney Köyü 1997 sayiminda 1736 nüfusa yükselmistir.
Güney Köyü  disariya epey göc vermesine ragmen varligini ve büyüklügünü önemli ölcüde korumustur. Köy halkinin bir kismi yurt disinda, Almanya basta olmak üzere diger Avrupa ülkelerinde yasamaktadir.
Köy halkinin bir kismi da Sivas, Kayseri ve Istanbul` a göc etmistir. Az sayida da olsa diger illerde Güneylilere rastlanabilir. Almanyada yasayan Güneyliler en cok Menden, Biberach ve Hamburg sehirlerinde bulunmaktadirlar.
Az da olsa Bergneustadt, Hamm ve Soest sehirlerinde Güneyliler bulunmaktadir.

Avatar of admin

by admin

Elbeyli Çongar Köyü

12 Aralık 2012 in Sivas Elbeylileri

Elbeyli Çongar Köyü

Sivas ili Merkez ilçesi Kayadibi bucağına bağlı olup Sivas, kayseri yoluna 7 kilometre olan köy yolun güneyine düsmektedir.il merkezene 65 kilometre rakımı 1250 civarındadır.köyümüz Bakırtepe,Adatepe ve Evliyan tepesi eteklerinde kurulu olup köyümüz iki ırmağın ortasında yer almaktadır.Köyümüzde Karalar ırmağı ve Tonus ırmağı olarak bilinen ancak Sivas il kültür müdürü Kadir PÜRLÜ Hocamız bir araştırmasında Karalar ırmağına (karalar deresi) Tonus ırmağına (Üskülüç ırmağı)diye yazmıştır.Köyümüz her ne kadar tepelerin eteklerine kurulmuş olsada genel olarak bağrı açık yeşillikler içinde heryeri piknik yapmaya müsait baharın iğde ve gül kokuları yazın buram, buram hasat, anız, kekik kokan meyve ve çeşitli süs bitkilerinin yanında servi, karakavak, Gazibağ(Gazibey)Kavağı olarak bilinen inşaat sektöründe kereste olarak kullanılan ticari değeri olan ağaç türleri vardır. Köyümüz Gazibey, Serinyayla Karalar ,Güney ve Sırıklı köyleri ile çevrili mera ve mezra açısından kısıtlı ufak çaplı tarım yanında köyün en önemli geçim kaynağı hayvan ticareti, süt,ve süt ürünlerinden elde edilen gelirdir.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesive kanalizasyonu bulunmaktadır

Otomatik telefon gelince köyümüze muhtarlık aracılığıyla yürütülen Ptt şubesi ve ptt acentesi iptal edilmiştir. Sağlık ocağı ve lojmanı vardır. Sağlık ocağında hizmet veren ebemizşu an yoktur.

Ayrıca birkaç hayrat olarak yapılmış umuma açık su sebilleri vardır.

Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köyümüzün özel bir kişi tarafından işletilmekte olan 15 kişilik Sivas,Şarkışla,ve Kayseri’ye yolcu taşıyan bir dolmuş’uda vardır.Köyümüzün ulaşım sıkıntısı yoktur.merkezi bir noktada olan köyümüzden ayrıca bazı köylerin arabalarıda geçmektedir.Köyün ekonomik kalkınmışlığına paralel olarakda özel binek arabası olan hane hemen hemen kalmamış

Köyümüzde tam tarihi belli olmamakla beraber M.Ö olduğu tahmin ve araştırmacılar tarafındanda kabul edilen Köyümüzün eteklerine kurulu olduğu Bakır tepe ve köyümüzün kuzey batısına düşen Evliyan tepesi,Köyümüz mıntıkasında bulunan Piremed yurdu (Pirahmetyurdu)olarak bilinen arazi köyümüzde dağ yolu olarak adlandırılan göç yolu olduğu tahmin edilen Sarıkaya (Saraya) ve Aşağı Kamıçça, yine köyümüzün kuzey batısında bulunan Adatepe bölgelerinde tarihi ve antik kalıntılar bulunmuştur.Köyümüzün şu an kurulu olduğu yer dahi köyde yenileme çalışmaları sırasında geçmişi bilinmeyen tandır kalıntıları su Pöhrekleri(tuğla gibi ateşte pişirilerek yapılan 50cm. uzunluğunda toprak boru) kalıntıları çıkmaktadır.Ayrıca Setenin boynu denilen yerde köyümüzünde içinde bulunduğu elbeyli oymağının beyi Ali ÇELEBİOĞLU`da yaşamış ve 1990 lı yıllara kadar horasandan yapılmış ambarlarından kalıntılar vardı. www.congarkoyu.org

Köyümüz etrafı ufak tepelerle çevrili doğusunda karalar köyü, Davullu tepe, Karatepe ve Karabayır. Kuzeyinde Hayatderesi ve Caa.mevkii. Güneyköyü Batısında Kamıçça mevkii Güney ve güney batısında Gazibey köyü kavaklı ve PirAhmet yurdu isimli yerler vardır.İçanadolu’karasal iklim özelliklerini taşır.

 

Nüfus hareketleri: 1844 tarihli bir deftere göre köy 32 hane ve 160 nüfustur.1915 yılında tutulduğu tahmin edilen bir defterde ise Çongar köyü nüfusu 161 erkek 196 kadın olmak üzere toplam 357 kişidir. 1970 yılında 100 hane ve 710 kişidir.1990 nüfus sayımında 538 nüfusa sahip olan Çongar köyü 1997 sayımında 429 nüfusa düşmüştür.Köy göç vermeden önce 120 haneymiş.şimdi 84 hanedir. Köyümüz büyük oranda göç vermiştir. bu gün Kayseride 120 haneye yakın olduğu söyleniyor.

 

 

Ekonomik ve Sosyal yapısı : Köyün temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.1990 yılı Emlak ve Arazi vergisi beyannamelerinden çıkarılan sonuca göre ,Köyün toplam 6772 dönüm arazisi bulunmaktadır.Bu arazinin 4200 dönümü kıraç 136 dönümü taban 2436 dönümü ise sulaktır.Köy ilk okulu  1945´te hizmete girmiş okuma yazma oranı yüksektir.1978 yılında ortaokul açılmış 1980 li yılların sonunda kapanmıştır. Öğrenci yetersizliğinden kapanan okul nedeniyle öğrenciler Güney köyüne taşımalı eğitim ile taşınmıştır.2007 itibari ile taşımalı sistemde iptal edilerek Sivas merkezde yatılı olarak eğitim ve öğretime devam edilmektedir.Köyümüz eskiden şeker pancarı ekimi ile tanınmış olup

 

Çongar dedikleri

Çikolata yedikleri

Çok hoşuma gidiyor

Vıy,vıy dedikleri.

 

Gibi tekerlemesi bile olacak kadar şeker pancarı ile özdeşleşmiştir. Fakat zahmeti ve şeker pancarına kota uygulaması nedeniyle kimse ekmemekte. Şeker pancarının yerini şimdilerde yem bitkisi olarak mısır ekimi almıştır.

Ayrıca İlbeyli yöresinde hayret ve şaşırma şeklinde Vıy ünlemini kullanırlar.Bu ünlem üzerine çeşitli rivayetler bile söylenmiştir.

İki kardeş askere (Seferberlikte 7 sene ayrı kalırlar )giderler ayrı cephede savaşırlar. Savaş sulh olur memleketlerine terhis edilmek üzere trene bindirirler trende aynı kompartmanda karşılaşırlar ama birbirlerini tanımazlar sohbet esnasında kardeşin biri vıy der bunun üzerine diğeri hemen hareketlenir ve yanına gider sorar nerelisin diye Çongarlı olduğunu ve filan kişinin oğluyum der ve böylece kardeş olduklarını anlarlar ve kucaklaşırlar.

 

 

Köyümüz İlbeyli köylerinin en yeşil köylerinden birisi olup her köşesi bir piknik alanıdır. Ayrıca köyümüzün mevye bahçeleri ve bostanları meşhurdur.Bir dönem meyve bahçeleri bakımsızlıktan viran olmuşsada yeniden bir merak uyanmış. yeni bahçeler kurulmaya başlamıştır. Köşenin bostan (Maksut ÇONGAR) Mustafalin bostan(Mustafa ÖZKARTAL) vb. eski meşhur meyve bahçeleri ama viran hale gelmiştir. Köyde ikamet eden kimseleri kalmadığı için şimdilerde kavak dikmek moda olduğu için bahçeler şimdi ya kavaklık yada boştur.

 

Sivas -Kayseri yolu üzerinde il merkezine 63 km uzaklıkta olan köy, Kuzey Güney doğrultulu bir vadi içerisinde ve bu vadinin batısındaki başlangıç noktasında yer alır. Köyün içinden bir dere akmakla birlikte dere yaz mevsiminde kurumaktadır. Köyün 5 km doğusunda yer alan üskülüç çayı vadinin adeta hayat kaynağıdır. Suyun olduğu yerde her zaman yaşam olmuştur. Doç Dr.Tuba Ökse tarafından yapılan yüzey araştırmalarında Gazibey Köyünün olduğu alana girilmemiş olması büyük bir talihsizliktir. Fakat Köyün 15 km kuzeyinde yer alan tescilli Hanlı Höyüğü yine köyün 5 km kuzeyinde kalan tescilli Çongar kalesinde Tunç çağından itibaren bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Kadastro çalışması sırasında köyde yaptığımız çok kısa zamanlı yüzey araştırması ve seramik incelemesinde (Ören,Haramı,evliya Tepesi,Premedin Yurdu) bölgede M.Ö.3.binden itibaren devam eden yerleşim izlerine rastlanmıştır. Daha kapsamlı ve sağlıklı bilgiye ulaşabilmek için, Hitit metinlerinin, Antik dönem seyyahlarının kitaplarının, Selçuklu, Osmanlı dönemine ait tapu tahrir defteri gibi kayıtların araştırılması gerekmektedir.

*www.congarkoyu.org sitesinden alıntıdır*

 

 

 

Avatar of admin

by admin

Elbeyli Hanlı Köyü

12 Aralık 2012 in Sivas Elbeylileri

Elbeyli Hanlı Köyü

Sivas Ili Merkez ilçesinin Kayadibi Bucagina baglidir. Sivasin güney batisinda ve il merkezine 58 km uzaklikta olup, denizden yüksekligi ortalama 1250m civarindadir. Köy genel olarak “kayanin basi“ adi verilentepenin bati etegindeki düzlüge kurulmustur. Bir miktar evleri ise Ziraat adi verilen tepenin bati eteginde yer alir. Köy zemini yumusak topraktan olusur. Eskiden köyün içinden Sivas-Kayseri karayolu geçmekteydi. Trafik kazalarini önlemek amaciyla bu yol daha sonra çevre yolu seklinde köyün güneyine kaydirilmistir.

Avatar of admin

by admin

Elbeyli Akçainiş Köyü

12 Aralık 2012 in Sivas Elbeylileri

Elbeyli Akçainiş Köyü

Akçainiş, Sivas ilinin Merkez ilçesine bağlı bir Elbeyli köyüdür. İsmini yanı başında bulunan Purdan dağından alır. Rivayete göre dağ üzerinden iniş yoluna insanlar ağca iniş derlermiş sonrasında köy zaman içinde Akçainiş adını almış. Diğer köyler gibi bu köyünde nüfusu giderek azalmaktadır. Birkaç aileden oluşan köy hemen her seçimde nüfus neredeyse yarı yarıya azalma göstermektedir son seçimlerde yaklaşık olarak 40 kadar nüfusu olduğu bilinmektedir. Genel olarak geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan köyün sağlık ocağı bulunmamaktadır ve ilkokulda kapanmıştır.

Avatar of admin

by admin

Elbeyli Akkuzulu köyü

12 Aralık 2012 in Sivas Elbeylileri

Elbeyli Akkuzulu Köyü

Merkeze 50 km. uzaklıktadır. Köyde bir camii ve bir okul bulunmaktadır. Ancak bugün köyde devamlı orada ikamet eden kimse kalmadığı için okul ve camii kullanılmamaktadır. Köyün eski yeri heyelan bölgesi olduğu için devlet köylülere Kızılırmak kenarından yeni bir yer (Sarısöğütten) vermiştir. Ve bugün oradan arsa alan köy sakinleri evlerini yapmaktadır.

Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yolasfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. “Ellez” isimli derede “Ürüfe suyu” adlı şifalı bir su vardır; vücut taramalarına ve kaşıntıya iyi gelir.

Facebook login by WP-FB-AutoConnect