Önasya'ya Türk göçlerinin başlangıç tarihi çok kesin olarak bilinmemektedir. Aslnda, Anadolu ve Suriye'ye Türk boylarının göçleri, Türklerin tarih sahnesine çıktıkları dönemlere kadar uzanır. Sakalar, Hazarlar, Hunlar hatta Sümerler bunlardan bazılarıdır. Muhtemelen İslâm ordularının Ortaasya'ya ulaştığı tarihten itibaren Oğuz boylarının akıncıları, Irak ve Suriye'de görülmeye başladılar. Hilafet merkezinin Bağdat'da taşındığı M.750 yılından itibaren Abbasi Halifesi saraylarında Türk komutan ve askerlerinin sayıları ve etkileri hızla artmaya başladı.
Selçuklu Türkleri Gazneliler ile 1040 yılında yaptıkları Dandanakan Savaşı'nı kazandıktan sonra, Rey, İsfahan, Azerbaycan, Erivan, Anadolu ve Irak üzerine doğru ilerlemişlerdir. Hanoğlu Hasan isimli Türkmen boylarının kumandanı, 1063 yılında Diyarbakır'a yerleşerek, Suriye ve Bizans topraklarına akınlar düzenlemiştir. Hanoğlu Hasan'ın, Halep'te bulunan Mirsadoğulları'nın yardım teklifini kabul etmesiyle, Türklerin Suriye'ye girişleri başlamıştır. Türk boyları Afşin ve Sanduk Beyler komutasında Halep'e akınlarda bulunmuşlardı. 1069-1070 yıllarında Kurlu ve Atsız beyler, Remle şehrine yerleşip, Güney Suriye'yi tamamen ellerine geçirmişledir.
Ayrıca, Şam dahil olmak üzere diğer bölgelerde de, azınlık halinde Türkler bulunmaktadır. |
Tüm dünya Türkçülerin kutsal 3 Mayıs Türkçülük bayramını, kutlar bu bayramı büyük Turan bayrağı altında yakında Kerkük ile birlikte kutlamayı ümit ederiz..
Bugünün Milliyetçi Türk kuşaklarımız, gelecek mutlu, parlak yeni doğacak olan Milli günlerimiz, Türkçülük güneşinin var olması, milli yüce, mutlu Türkçülük duygusuyla coşan yürekler, Türk şehitlerinin kanıyla her zaman tüm Turan ellerinde, Türk dünyasında, bağımsızlık kurtuluşa doğru bizleri çağırmaktadır.
Ve gelecekte gönülleri Türkçülük, Turancılık, birlik, beraberlikle atan büyük Türk milletimiz, doğru Türk insanlarımız yarınları beklemekle ümitlerin bir an önce gerçekleşmesini şimdiden kutlamaktadırlar.
Bu ülkücü erler, gençlerimiz, Anavatan, Turan devleti için, çalışmakla büyük Türk milleti için, mücadele etmekle, yoluna milli Türkçülük Prensiplerine sürekli olarak devam etmektedir.
Bu günde Türkçülük duygusuyla, yetişen ülkücü erlerimiz, Türkiye için, ve Tutsak dünya Türklerinin geleceği için, çapalar, yorgunluk, göstermekle, davalarını sürdürmek, uzaya düz doğru yollarını seçmektedirler.