|
Türkiye’deki haber saatlerini hiç kaçırmıyorlar. Bütün siyasi olayları günü gününe takip ediyorlar. Parti liderlerinden en çok Recep Tayyip Erdoğan’ı beğeniyorlar ve seviyorlar. Türkiye’deki istikrar ve iyi gidişatın kendilerini sevindirdiğini, aksi gidişin kendilerini üzdüğünü söylüyorlar. Türkiye’deki bazı TV programlarını ahlaksız buluyorlar ve”devlet neden ve yahut ne için el atmıyor” diye dert yanıyorlar. Bazı özel TV haber programını hiç ciddi bulmuyorlar. Bu habercilik değil, adeta soytarılıktır diyorlar. Ciddi ve iyi olan haberi izliyorlar. Kısacası tam Osmanlı terbiyesi ve ahlakıyla yoğrulan bu insanlar Suriye’de de adeta Osmanlı mirasçısı gibi dinine, kültürüne bağlı olarak yaşamlarını sürdürüyorlar. “Türkiye’den ne gibi bir beklentiniz vardır” diye sorulduğunda, “Bizler hudut haricinde kalmış Türkler olarak bizlere has özel programların yapılmasını arzu ediyoruz” diyorlar.
TÜRKMENLERİN GENÇLERİ
Sanatçı olarak en çok İbrahim Tatlıses’i, Ferdi Tayfur’u, Sibel Can’ı sevdiklerini ve işyerlerinde bu sanatçıların boy boy resimlerinin asılı olduğunu gördüm. Türkiye’de yeni çıkan bir kasetin iki gün içerisinde Halep’te kasetçilere geldiğini, çoğaltılarak piyasaya verildiğini ve Türk sanatçılarını çok sevdiklerini gençlerden öğrendim. Türkiye’deki gibi Türk futbol takımlarını tuttuklarını, kendi aralarında Fenerbahçe ve Galatasaray gibi takımların taraftarı olduklarını, Türkiye’deki bu takımları çok sevdiklerini ve iş yerlerinde bu takımların posterlerinin asılı olduğunu gördüm.
Halep’te durumu iyi olanların çoğunun evinde çanak anten vardır. Bu sayede Türkiye’deki bütün yayınları izleme olanağı artmaktadır. Türkiye’de yayınlanan yayınlar sayesinde gençler hemen hemen Türkiye’de kullanılan dile yakın bir dil kullanıyorlar. Yaşlılar hala Osmanlı Türkçe’si konuşuyor. Çocuklar, anadili Türkçe konuşarak, okul çağına gelinceye kadar hiç Arapça bilmemektedir. Arapça’yı okulda öğreniyorlar.
HALES OSMANLI İLİ İDİ Birazda Suriye ve Halep’in özelliklerinden bahsedelim. Halep eski bir Osmanlı ilidir. kurulduğundan bu yana kendi özelliği olan taş yapı mimarisini devam ettirmektedir. En lüks binalar dahi taşlarla dekora edilmektedir. Mimarisi tek kelimeyle harikadır. İç bölmelerinde bile taş kullanılmaktadır. Bazı binaların desenli dekorasyonu taşlara verilen ahenkle muazzam görünüm sergilemektedir. Halep’te devlet daireleri Osmanlı zamanından kalmadır. Devlet dairelerinde erkek memur olduğu gibi kadın memurlarda çalışmaktadır. Kadın memurların başları açık olduğu kadar kapalı olanlarda vardır. Devlet, giyim hususunda baskı yapmamaktadır. Üniversiteli gençlerın kılık-kıyafetlerin tıpkı Türkiye’deki gibi olmasına nazaran değişik giyimleri dikkatimi çekti. Mini etekli olanlara karşılık başı kapalı ve yüzü tamamen kapalı, peçeli öğrencileri de gördüm. Hiç kimse kimsenin giyimine müdahale edilmediği gibi herkes birbirine hoşgörü ile davranıyor. Devletin bu konularda hiçbir müdahalesi olmadığını öğrendim.
Halep’te Hristiyan Ermeni’si ile Arap ve Türkmenlerden oluşan bir mozaik bulunmaktadır.. Suriye’de herkes devletine bağlı olarak yaşamını sürdürmektedir. Suriye’de istihbarat teşkilatı çok gelişmiştir. Devletine bağlı olmayanın akıbeti meçhuldür. Suriye Hükümeti kendi parasını koruma kanunu ile korumayı amaçlıyor. Döviz bulundurmak yasak. Aksi takdirde onbeş yıl hapis ceza veriliyor. Buna rağmen el altından döviz alışverişi yapılıyor.
Suriye’de ekonomik istikrar vardır. Beş sene önce Suriye’de 1 dolar 50 Suriye lirası iken bu fiyat aynen devam etmektedir. Türkiye’ye gelme zamanı yaklaştığında Suriye parasının azaldığını gördüm ve bunun üzerine dolar bozdurmak için bir sarrafa giderek para bozdurdum. Sarraf benim Türk olduğumu anlayınca “bize gelen suyu hakikaten kesecek misiniz” diye sordu. Benim cevabım şu şekilde oldu: “Su Allah’ın bir nimetidir. Petrolde öyle Müslüman Müslüman’ın malına bir yerde ortaktır. Verirsin petrolü, alırsın suyu. İnsanlar petrolsüz yaşayabilirler, ancak susuz yaşayamazlar” dedim. Ve gülüşerek oradan ayrıldım.
Kaynak: Dr.MUHTAR TURKMEN! OGLU dilinamm@turkmenmail.net
|